Ben Sana Mecburum
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum, sen yoksun!
Sonbahar
Sarı ile kırmızının bütünleştiği ay
Yapraklar dökülüyor teker teker vay
Bir ney gibi inliyor ağaçlar
Dallarda büyük bir hüzün var
Çünkü mevsim sonbahar
Bir yerlerden bir yerlere gidiş var
Sadece yapraklar mıdır dökülen
İnsanın ömrü değil midir asıl biten
Sarı ile kırmızının bütünleştiği ay
Yapraklar dökülüyor teker teker
Gitme Kal Bu Şehirde
Güz yaprakları düştü
Gazeller oldu
Bulut indi yeryüzüne
Sevdalı oldu
Bir avuntu biraz keder
Böyle bize neler oldu
Bu ayrılık bir de hasret
Çekilmez oldu
Ay karanlık hep karanlık
Yüzün bize döner oldu
Bir ihtimal daha vardı
Felaket oldu
Gitme gitme gitme kal bu şehirde
Gitme gitme yazık olur bize
Geceler
Yemen Türküsü
Havada bulut yok, bu ne dumandır
Mahlede ölen yok, bu ne figandır
Şu Yemen elleri ne de yamandır
Ano Yemendir / Gülü çemendir
Giden gelmiyor / Acep nedendir
Burası Muş'tur / Yolu yokuştur
Giden gelmiyor / Acep ne iştir
Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir
Bekle Beni
Bekle beni, döneceğim ben.
Çok çok, bıkmadan bekle!
Sarı yağmurların
Hüznü basınca,
Kar kasıp kavururken,
Kızgın sıcaklarda - bekle.
Uzak yerlerden mektuplar kesilince
Bekle beni.
Birlikte bekleyenlerin beklemekten
Usandığına bakma, bekle.
Bekle beni, döneceğim.
Unutmak zamanı geldiğini
Ezbere bilenleri
Hayırla anma!
Varsı
